Canlı
TV8'de şu an

Bu yarışmacının performansını beğendiniz mi?
Üniversitelilere Büyük Müjde!

Üniversitelilere Büyük Müjde!

Hükümet Sözcüsü ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, ”Bundan böyle birinci öğretimde harçlar kaldırılmıştır” dedi.

27.08.2012 19:45

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu.Gaziantep'teki olay çok acı bir olaydırBülent Arınç, ''Gaziantep'teki patlamanın, PKK'nın 'Ses getirecek eylemlerinden' biri olarak mı nitelendirmek gerekir'' şeklindeki soruyu yanıtlarken, Gaziantep'teki olay çok acı bir olaydır. PKK, şu ana kadar üstlenmemiş olsa bile, elde edilen bilgiler ve bulgular bu eylemin özellikle resmileri fotoğrafları da neşredilen bir kısmı tutuklanmış bir kısmı halen aranıyor olan faillerini de dikkate aldığımızda, tamamen örgütün işi olduğu herhalde ayan beyan ortaya çıkmış durumdadır'' ifadesini kullandı.Soruşturmanın devam ettiğini anımsatan Arınç, faillerin yakalanarak yargıya teslim edileceğini düşündüklerini söyledi.Çiçek'in 11 maddelik metniBülent Arınç, TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in bugün medyada yer alan ''11 maddelik uzlaşma metnine'' ilişkin bir soru üzerine, metni Türkiye'de yaşayan herkesin ''Evet ne kadar doğru'' diyebileceği bir metin olduğunu ancak muhatabının kim olduğunun da Çiçek'e sorulması gerektiğini kaydetti.Arınç, şunları söyledi:''O bildirinin muhatabı hükümet değildir, TBMM içi midir onu Sayın Başkan'ın açıklaması lazım. Grup Başkanvekilleri midir, sivil toplum kuruluşları mıdır yoksa 'Halkımızın hissiyatı bu yöndedir, ben de halkın temsilcileri olan TBMM'nin başkanıyım, halkın arzu ettiği bu 11 maddelik muhtırayı açıklamak istiyorum ve buna sahip çıkanlar da sahip çıktıklarını ifade etsinler' mi demek istemiştir. Sayın Başkanımızın gayesini amacını biz kendisini bulduğumuz zaman sorarız.''''O görüntüler bir kurgudur''Suriye'de kaçırılan gazeteci Cüneyt Ünal ile ilgili yeni bilgilerin sorulması üzerine Arınç, Ünal'ın hayatta olduğunu bildiklerini belirterek, ''Rejimin elinde olduğunu biliyoruz. Türkiye onun sadece bir gazeteci olarak görev yaptığını, teslim edilmesi gerektiğini, başına geleceklerden Suriye'deki rejimin sorumlu olacağını hem diplomatik yollardan hem de uluslararası kanallardan ifade ediyor'' diye konuştu.Daha önce de iki gazetecinin iki ayı aşkın süre sonra iade edildiklerini hatırlatan Arınç, ''Umuyorum ki, bu arkadaşımız ve onun gibi bir kaç arkadaşımız da Türkiye'ye sağ salim geleceklerdir'' diye konuştu.Ünal'ın Suriye televizyonlarında yayınlanan görüntülerine ilişkin soruya karşılık da Bülent Arınç, ''O görüntüler bir kurgudur. Zorla konuşturulmuştur. Elindeki metne bağlı kalması istenmiştir. Yüzündeki, gözündeki morluklar da şiddete maruz kaldığını göstermektedir'' dedi.-''Şüphesiz önemli bir eşiktir''-Arınç, ''100 bin sığınmacı eşik olarak gösterilmişti. Sınır ötesinde alınacak bir önlemin daha yakın olduğunu söyleyebilir miyiz?'' sorusuna da şu yanıtı verdi:''Bildiğiniz gibi ABD'de Sayın Clinton Türkiye'ye geldiğinde ikili görüşmeler yapılacağı ve bu görüşmeler sırasında da alınabilecek önlemler konusunda neler yapılması gerektiğinin kararlaştırılacağı söylenmişti. Bunların birinci toplantısı yapıldı. Gelişmelere göre mutlaka önlemler, tedbirler alınmaya devam edecektir ama Sayın Dışişleri Bakanımız'ın '100 bin sığınmacı limittir, bundan sonra geleni almayacağız' şeklinde bir beyanı olmadı. Bu şüphesiz önemli bir eşiktir. 100 bin sığınmacının Türkiye'ye gelmiş olması elbette bizim açımızdan da Suriye'de yaşananlar bakımından da önemlidir. Ama bu iş, insani amaçla yapıldığına göre sınır koymak da mümkün değildir. Bugünlerde kapılardaki sıkıntıların sadece güvenlik kontrolü ve diğer konularda yapılan çalışmalar sebebiyle olduğunu söylemeliyim. Yoksa biz, kimseyi diğerinden ayırt etmek durumunda değiliz. 'Ben mağdurum, ölüm korkusu yaşıyorum, hayatımı zor kurtardım' diyen herkese Türkiye kucak açmaktadır.''''Sayın Cumhurbaşkanımız yarın yine MGK için Köşk'te''Bülent Arınç, Suriye'deki olaylarla ve bu olayların Türkiye'ye yansımaları konusunda da ilgili bakanların Bakanlar Kurulu'na bilgi sunduğunu ifade etti.Başbakan Yardımcısı Arınç, Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) yarın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül başkanlığında toplanacağını da hatırlatarak, Cumhurbaşkanı Gül'ün kulağındaki rahatsızlık nedeniyle tedavi gördüğü Hacettepe Üniversitesi Hastanesi'nden bugün akşam yapacağı görüşmeler için bir süreliğine ayrılacağını ve gece saatlerinde tekrar tedaviye devam etmek için hastaneye döneceğini söyledi.Arınç, ''Sayın Cumhurbaşkanımızın yarın yine MGK için Köşk'te görevi başında olacağını biliyoruz'' dedi.Arınç, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Suriye konusuna ilişkin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a hitaben yazdığı mektup ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin MHP Grup Başkanı sıfatıyla AK Parti'yi muhatap alarak, milletvekili dokunulmazlığına ilişkin Anayasa'nın 83. maddesinin değiştirilmesine yönelik taleplerini içeren mektubunun da Başbakan Erdoğan'a ulaştığını bildirdi.CHP heyetinin kamp ziyaretiSoruları yanıtlarken CHP'li bir kaç milletvekilinin, sığınmacıların kamplarına yönelik ziyaretlerine de değinen Arınç, milletvekillerinin general, albay ve ailelerinin kaldığı Apaydın kampına girmek istemelerini ''Bu tamamen siyasi ve provokatif amaçlı bir davranıştır'' şeklinde konuştu.Arınç, şunları kaydetti:''Sivillerin, kadınların, erkeklerin, çocukların kaldığı onlarca kamp varken onların hiç birisi ziyaret edilmek istenmiyor. Sadece Suriye'den rütbeli, rütbesiz asker, general onların aileleri ile kaldığı sadece o kampa girmek istiyorlar.BM ve uluslararası mevzuatta da kadınların, çocukların, erkeklerin kaldığı kampların statüsü ile asker kişilerin kaldıkları kampların statüsü birbirinden farklıdır. Kadınlar, erkekler, çocuklar hayat memat endişesi ile sığınmacı olurlar, mülteci ya da sığınmacı kapsamında kamplarda kalırlar. Oysa rütbeli olsun, rütbesiz olsun askerler emre itaatsizlik ederek ülkelerinden ayrılırlar. Yani 'Sen bana halkımı öldürmem için emir veriyorsun, bana bunun için silah veriyorsun, ben emir komuta zinciri altında çalışmak istemiyorum...' O zaman onun cezası ölümdür orada. Ölümden kaçarak Türkiye'ye geliyor. Bunların içerisinde general de var, albay da var.Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:''O milletvekillerine şunu sormak istiyorum; orada kadınların, çocukların, erkeklerin yani halkın kaldığı onlarca kamp varken niçin onlardan birisini ziyaret edip onların dinlenmesi, düşüncelerinin alınması noktasında bir çabanız olmuyor da kolaylıkla girmemeniz gereken oradaki insanların rızası olmadıkça da, görüşülmesine imkan olmayan bir kampa girmek için ısrar ediyorsunuz?Bu tamamen siyasi ve provokatif amaçlı bir davranıştır. Sanıyorum Dışişleri Bakanımız da AFAD yetkilileri de bu konuda beyanda bulunmuşlardır.Kamplarda bütün imkanlar karşılanmıştır, karşılanmaya da devam edilecektir. Suriye'deki bu ceberut rejim, kendi halkını katleden bir rejim son bulana kadar Türkiye'nin insanı amaçla kendisine gelenlere kucak açmaya devam edecektir.''

Yorumlar | 0
üye profil