Canlı
TV8'de şu an

Bu yarışmacının performansını beğendiniz mi?

"Savaş Meraklısı Değiliz Ancak Savaştan da Uzak Değiliz"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Kentsel Dönüşüm” projesi kapsamında düzenlenen törende konuşma yaptı.

05.10.2012 15:59

Başbakan Erdoğan'ın konuşmasından en dikkat çeken detaylar şöyle;* 5 vatandaşımızın şehit olması artık notayla falan geçiştirilecek bir iş değildir. Öncekilerde de misliyle cevap vermiştik. Onlarında canlarını yakacak şekilde misliyle cevabını verdik.* Benim vatandaşım şehit edilecek, eee biz hala 'barış' diyeceğiz. Ne barışı ? Ne barışı ?Utanmadan sıkılmadan 'e bakanların hangisinin çocuğu oraya gidiyor'. Bunu söyleyenlere şu cevabı veriyorum. Biz şuanda arazideyiz, nereye gitmemiz gerekiyorsa başta şahsım olmak üzere oraya kadar da gideriz.*Biz asla savaş meraklısı değiliz. Ancak savaştanda uzak değiliz. Bu millet yeri gelmiş kıtalar arası savaşları görererek savaşarak bu günlere gelmiştir. Birileri bize 'Yurtta sulh cihanda sulh' diyor. Yurtta sulh cihanda sulh, sulhun egemen olduğu yerde olur. Bizim can damarımiza bastıkları zaman orada biz sulhu konuşamayız. Gayet güzel bir ifadeyle 'hazır ol cenge, sulhu selah istiyarsan' denirken yeri gelir işte o zaman da ceng barışın anahtarı olur.*Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Kenstel dönüşüm projesinin startını Esenler'den verdi. Esenler Havalalanı Mahallesindeki törene çok sayıda vatandaş katıldı. Uzun süre Başbakanı bekleyen vatandaşlardan biri baygınlık geçirdi. Başbakanın da tanık olduğu bayılmada vatandaşa ilk müdahaleyi Başbakanın sağlık ekibi yaptı.*Tören alanına kurulan dev platformun arkasındaki gölgelik alana götürülen kadın uzun süre 112 Acil ambulans ekibini bekledi. Bu sırada yerinden kalkan Erdoğan da o bölüme geçti. Yapılan müdahaleyle yakından ilgilendi. Ardından 112 sağlık ekipleri baygınlık geçiren yaşlı kadını ambulansa götürdü.Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Kenstel dönüşüm projesinin startını Esenler'den verdi. Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar'ın konuşmalarından sonra başbakan Erdoğan kürsüye geldi. Yanına gelen iki küçük kız çocuğunu seven Başbakan Erdoğan, Topbaş'ın konuşması sırasında bir görevlinin gelerek bir şeyler söylemesi üzerine, yerinden kalkarak bir süre platformun arkasındaki otobüse geçti. Erdoğan'ın bayılan ve otobüse alınan yaşlı bir kadının sağlığı ile ilgilendiği öğrenildi. Yaşlı kadın için sağlık ekibi getirten Erdoğan, Bakan Bayraktar konuşmasını sürdürürken protokoldeki yerini aldı.Konuşmasının ilk bölümünde Suriye ile yaşanan Akçakale krizine değinen Başbakan Erdoğan, "Asla savaş meraklısı değiliz ancak savaştan da uzak değiliz. Yurtta sulh cihanda sulh, sulhun egemen olduğu yerde olur" dedi.Erdoğan, konuşmasına şehitlere rahmet, ailelerine başsağlığı dileyerek başladı. "Suriye tarafından atılan top mermileri ile Akçakale'de atılan top mermileriyle hunharca şehit edilen 2 anne ve 3 yavrusuna cenabı Allahtan rahmet diloyurum,ailelerine sabırlar diliyorum. Yaralılarımıza rabbimden şifa diliyorum " diyen Erdoğan, şöyle konuştu:"Kayıplarımızın acısı yüreğimizi yaktı. Ülkemize yapılan bu saldırıyı cevapsız bırakmadık, misliyle cevap verdik. BM ve NATO başta olmak üzere ilgili uluslararası mekanizmaları süratle harekete geçirererk haklılığımız bütün dünyaya anlattık ve tescil ettirdik. Uçağımızın düşürülmesi sonrasında sürekli uyarı yapmış, tekrarları halinde tepki vereceğimizi belirtmiştik. Burada bir kez top mermisi atışı oldu, boş araziye düştü uyarı yaptık. İki , üç oldu. 4, 5 6 7 oldu,. Boş araziler düştüğü için sadece nota ile işi bıraktık. 5  vatandaşımızın şehit olması nota ile geçiştirilecek iş değildi. Bu defa onların da canlarını yakacak şekilde misliyle cevabın verdik. Suriye'nin Türkiye'ye yönelik mütecaviz tavrını sürdürmesi , bizi ülkemizin saygınlığına halel getiercek hiçbir girişimini karşılıksız bırakmadık bırakmayacagız. Şunu samimiyetle ifade etmek istiyorum. Asla savaş merkalısı değiliz. Ancak savaştan da uzak değiliz. Bu millet yeri gelmiş kıtalararası savaşları görerek savaşarak bugünlere gelmiştir. Birileri bize yurtta sulh cihanda sulh diyor.Yurtta sulh cihanda sulh, sulhun egemen olduğu yerde olur. Bizim can damarımıza bastıkları yerde sulhu konuşamayız".TÜRKİYE SAVAŞ PEŞİNDE KOYAN ÜLKE ASLA DEĞİLKendilerini eleştirenlerin , 'Bakanların hangisinin çocuğu oraya gidiyor' diye bir söz dile getirdiklerini söyleyen Erdoğan, " Bunu söyleyenlere şu cevabı veriyorum; Biz şu an arazideyiz. Nereye gitmek gerekiyorsa başta şahsım olmak üzere oraya kadar gideriz. Ve böyle basit ifadelerle AK Parti iktidarını test etmeye ana muhalefetin gücü yetmez. Türkiye savaş peşinde koşan ülke asla değil. Hatta biz bölgemizde barışın olmasını temel politika kabul eden hükümetiz. Esed yönetimi gözünü kan bürümüş şekilde bırakın kendi vatandaşını bizim vatandaşlarımızı bile öldürüyor. Kendilerine nerelerden destek geldiğiniz biliyoruz. İstihbarat kayıtlarıyla elimizde. Onun için de muhalif güçlerin yanında olduk oluyoruz" şeklinde konuştu.SURİYE'DE DEVLET TERÖRÜ VARErdoğan tepkisini şu şekilde sürdürdü: Türkiye son olayda nasıl tepkisini kararlılıkla ortaya koymaktan çekinmediyse Esed yönetiminin kendi halkına şehirlerine kültürüne mirasına değer vermeyen kendi yerleşim yerlerini bombalayan yönetimin tek bir anlayışı olabilir: Devlet terörü.Böyle zalim ve insafsız bir yönetim çoktan meşrutiyetini yitirmiştir.ESAD AİLESİYLE BİRLİKTE TATİL YAPTIKLARI İDDİASIBaşbakan Erdoğan "Biz blöf yapmıyoruz. Boş atıp dolu tutmak gibi bir kolaycılık içinde değiliz. İnşallah Suriye halkı en kısa zamanda bu zulümden kurtulur. İki de bir çıkıyor ana muhalefet başı yanı vs "Siz bunlara Boğaz gezisi yaptırdınız. Bodrum'dayken tatil yaptınız. Kaç kere açıkladım yapmadığım şeyi yaptı deme. Bir ülkenin yönetimiyle barış içindeysek Boğaz?da seyahat yaptırırım ama yapmadım. Tatil yapmadık. Bodrum'a davet ettim onlar tatil yaptılar. Basın aile fotoğrafını çekmesi üzerine ülkelerine döndüler. Olayın aslı bu ama yalan oların içine işlemiz. Ama CHP bu. Mesele cibilliyet meselesi. Dürüst davranmak diye bir şey yok"şeklinde konuştu.TÜRKİYE BÖYLE BİR MUHALEFETİ HAKKETMİYORErdoğan "PKK terör örgütünü Filistinli direnişçileri aynı kefeye koyan CHP zihniyetini benim milletim sandığa gömmüştür, gömecektir. Bu parti dün Meclis'te o ülkenin savunucusu oluyor.CHP zihniyetini Hatay'da gördük. Maalesef belli bir mezhebi anlayışla beraber el ele vermek suretiyle oturup toplantı yaptılar. Esed de şunu dedi, Türkiye halkı bizim yanımızda. Buna fırsatı kim verdi. Ana muhalefet. Üzüldüm CHP'ye oy verenler adına. Üzüntüm BDP'ye oy veren özellikle Kürt kardeşlerim adına. Türkiye böyle bir muhalefeti hakketmiyor. Türkiye milli birlik gerektiren böyle bir günde böyle tavır takınan bir muhalefet hakketmiyor" diye konuştu.TÜRKİYE'NİN SABRINI SINAMAYA KALKMAYINErdoğan tezkereyle ilgili olarak "TBMM'den oy birliğiyle çıkması gereken tezkere maalesef CHP ve BDP'nin davranışları nedeniyle oy çokluğuyla çıktı. MHP'ye desteğinden dolayı teşekkür ediyorum. Bunlar hukuktan kanundan usulden bi haberler. Yabancı ülke kavramını böyle dallandırıp budaklandırmak siyaset yapmak değil cehaletini ortaya sermektir.Eset yönetimine destekleyenlere sesleniyorum. Türkiye'nin sabrını sınamaya kalkmayın. Türkiye?nin sınırını ölçmeye kalkmayın. Türkiye bu badireden de kurtulur yoluna devam eder ama siz altında kalırsınız"diye konuştu.SORUNU ÇÖZMEK İÇİN İLK ADIMI ATIYORUZ"Türkiye'nin bütün sorunlarına birer birer neşter atmaya devam ediyoruz" diyen Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: Burada ülkemiz için kangren haline gelmiş olan sorunu çözmek için ilk adımı atıyoruz. 1950'den sonra başlayan köyden şehre göçü yönetemedik. Bu da plansız yapılaşmayı gecekondulaşmayı getirdi. Kimse gecekondu yapanlara kızmasın. Vatandaşın kendi kendine bulduğu bir çözümdür. Doğal afetlerde yaşadığımız kayıpların temelinde büyük ölçüde şehirlerin sağlıksız gelişmesi var.Az gelişmiş bölgeler durumunda olan yerlerde bir defa en alt gelir gruplarına orta gelir gruplarına hatta üst gelir gruplarına hitap edecek konutlar yaptık. Başakşehir konutlarını, Hilal konutlarını o dönemde başlattık. Hükümete gelince bu defa bütün ülke çapında bu çarpıklığa son demek için kolları sıvadık. TOKİ'yle Türkiye'nin dört bir yanında planlı ve doğal afetlere dayanıklı konut yaptık.TOKİ'nin yaptığı 450 bin konutu sahiplerine teslim ettik. 20 yıl vadeyle teslim edilen konutlar var. Ayrım yapmadan 81 ilde inşa ettik. Van'da deprem oldu. Söz verdik adım attık. 23 Ekim'de en büyük oradaki konut teslim törenini yapacağız. 8-9-10 ayda konutları bitirip depremzedelere teslim ettik. Okul ve hastaneleriyle. Bu AK Parti iktidarına yakışır. Biz de yakışanı yaptık. Yeni yapılan binaların afetlere karşı inşaatı konusunda tavizsiz bir denetim sistemi kurduk. Daha önceki binaların ne yazık ki dayanıksız olması bizi bu adımları atmaya yöneltti. 1999 yılında gölcük düzce depremleriyle 2011 yılında yaşanan Van depremi bu önlemleri ne pahasına olursa olsun hayata geçirmemiz gerektiğini gösterdi.Her şeyden önce yeni yapılar yeni hayat alanları çevreye uyumlu enerji kaynaklarını esas alan yeşille uyumlu yaşam alanlar inşa edeceğiz. Yeşil deyince mezarlıklar geliyor akla. Esenler'le atacağımız adım yeşille konutları bir arada yapılandıracak bir proje olacak. Mevcut güvensiz yapıların can ve mal emniyetini temin eden yeni yapılarla değiştirilmesi. Afet riski altındaki alanların değiştirilmesi kanunu bu hedefe ulaşmamızı sağlayacak düzenleme. Esenler halkına teşekkür ediyorum. Bize destek verdiler. Talepler artıyor ancak diyelim ki buradan başladı birileri de direniyor. Parasıysa parası, hazır konutsa hazır konut. Burada yapılanlardan istiyorsa buradan. Hapsine hayır diyorsa kusura bakma. Yetki var yıkar geçeriz. Çünkü daha sonra yıllar altında kalırsa niye müdahale etmedin sorusuyla karşı karşıya kalamayız.Bunun bedelini Düzce Bolu, Sakarya, Van?da ödedik artık ödeyemeyiz. Ülkemizde bütün binaların bütün yapıların kontrol edilmesini sağlıyoruz. Riskli bulunanların yıkılıp yerine sağlıklı yapıların inşa edilmesi için mekanizmayı kurduk. Amaç birini yıkıp yerine yeni bina yapmak değil. Asıl amacımız afetler karşısında can ve mal kaybını engelleyecek dönüşümü yapmaktır. Mal değil insan odaklı dönüşümü gerçekleştirmektir. Bundan sonra yara sarmakla uğraşmayacağız. Yara alınmamasını sağlayacak bir süreci başlatıyoruz. Bu proje Türkiye'de başlatılmış en büyük imar projesidir. 35 il 75 farklı nokta 3169 binanın yıkımını başlatarak bu sürecin ilk adımını atıyoruz. Atışalan ve Tuna mahallesinde 3 bin 39 yapı ve bin 550 bağımsız bölüm kentsel dönüşüm projesinde yer alıyor. 5 bin 430 vatandaşımız proje tamamlandığında güvenli ve yeni konutlarına kavuşmuş olacak. Özellikle Havaalanı Mahallesi sakinlerine projeye verdikleri destek için teşekkür ediyorum. Beyoğlu?ndan bin 200 vatandaşımız yeni ve güvenli konutlarına kavuşacak. Böylece ülkemizi 60 yıllık geçmişe sahip bu büyük sıkıntıdan kurtaracağız. İnsanımızın özellikle can ve mal güvenliği için başlatmış olduğumuz bu projeyi vatandaşların mağduriyeti üzerine kurmamız mümkün olamaz. Herkesle iş biriliği halinde yürütmek istiyoruz. Vatandaşımızın kendi dönüşümümün kendisi gerçekleştirebileceği şekilde kanunu çıkardık. Kendi evini iş yerini yıkıp kendisi yapmak isteyene devleten tek müdahalesi kredi yardımı konusunda olacak. Ancak o çürük haliyle orada kalamaz. Kalmayacak.BİR HİZMETKARINIZ OLARAK SESLENİYORUM EFENDİNİZ OLARAK DEĞİLVatandaşın bir kısmı bu işin altından kendisi kalkamayabilir. Bu durumda anlaşma esasıyla farklı çözümler devreye girecek. 2/3 gönüllülük esasıyla çözümler devreye girecek. Yuva yıkmayı değil güvenli huzurlu yuvalar inşa etmeyi planlıyoruz. Size büyük görev düşüyor. Bir hizmetkarınız olarak sesleniyorum efendiniz olarak değil. Ekonomik ömrünü doldurmuş yıkılmak üzere olan binanızı tespit ettirin. Siz yapmazsanız kamu kuruluşu yapacak ve yıkılacak. Vatandaşımızın sağlıksız binalarda yaşamasına göz yummayız yummayacağız. Biz diliyoruz ki bu dönüşüm sürecini resen değil iş birliği içinde yürütelim. Kentsel dönüşüm sadece binalar olarak düşünülmemeli, park, otopark sağlık tesisi okulları olarak yeni yaşam alanları olarak planlıyoruz. Şehirlerin bizim üzerimizde hakkı var insanın şehirler üzerinde hakkı olduğu kadar. Gecekonduların çarpık pencerelerinden dünyaya bakmak başkadır. Güzel şekilde inşa edilmiş bir binanın penceresinden bakmak başkadır. İnsanın hayatındaki birçok şeyi değiştirme imkanı olmayabilir. Ancak konut bunlardan biri değildir.ÇİNDEN SONRA İKİNCİYİZTürkiye inşaat sektörü olarak da bu büyük dönüşümü sağlayabilecek alt yapıya sahip. İnşaat sektörü 2002 yılında 36 bin metrekareye 2012'de 124 milyon metrekareye ulaştı. İnşaat firmalarımız ülke sınırlarını aştı. Dünyada Çin'den sonra 2. sırada Türkiye müteahhitlik firmalarıdır. Mahallelerde artık katlı otoparkları göreceksiniz. Sokaklarda açık otoparklar olacak, ama sokaklarda iki tarafta otopark şeritleri aradan araç zor geçer, artık yeni planlamalarla bunları ortadan kaldıracağız.HEDİYE ÇEKİEsenler Belediye başkanlığına 10 milyon TL çeki evleri yıkılacak olan kardeşlerime yeni taşınacakları evlerde kira bedeli olarak teslim ediyorum. Görüldüğü gibi her şey peşin. Taksiti filan yok. Belediye Başkanı da bu kardeşlerime kira bedellerini verecek evleri yapılana kadar kirada oturacak sonra yeni yapılan modern evlerine taşınacak. Erdoğan daha sonra yıkım yapılacak binaların bulunduğu illerle kurulan canlı bağlantıda, yıkımı başlattı. Erdoğan, Esenler'deki bir binanın vinçle yıkımını da 'ya Allah bismillah' diyerek başlattı. Erdoğan "bu bina 25 yıllık bir bina. Ama hakkında riskli raporu olan bir bina. Bu binayı gördüğünüz gibi yıkıyoruz. Çevredeki binalarla yıkım devam edecek" dedi.DHA

Yorumlar | 0
üye profil