Canlı
TV8'de şu an

Bu yarışmacının performansını beğendiniz mi?
Ramazan'dan Ramazana Hatırlanmak Kuklacıları Üzüyor

Ramazan'dan Ramazana Hatırlanmak Kuklacıları Üzüyor

Türk gölge oyunu klasiklerinden ''Karagöz ve Hacivat'' karakterini canlandıran ve Türkiye'de sayıları 25'i bulan sanatçılar, sadece Ramazan aylarında hatırlanmaktan üzülüyor. Karagöz ve kukla sanatçısı Mahmut Hazım Kısakürek, AA muhabirine yaptığı açıkla

23.07.2012 13:19

Türk gölge oyunu klasiklerinden ''Karagöz ve Hacivat'' karakterini canlandıran ve Türkiye'de sayıları 25'i bulan sanatçılar, sadece Ramazan aylarında hatırlanmaktan üzülüyor.Karagöz ve kukla sanatçısı Mahmut Hazım Kısakürek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Karagöz ve Hacivat karakterlerini yaşatma çabalarının, uzun yıllar Ramazan aylarındaki iftar çadırları ile diğer bazı özel eğlencelerdeki gösterilerle, gelecek yıllara taşımanın mümkün olmadığını söyledi.Tiyatro sanatında 42 yılı geride bıraktığını belirten Kısakürek, 22 yılKaragöz ve kukla sanatçılığı ile uğraştığını bildirdi.Kısakürek, Karagöz ve Hacivat'ın maceralarının yüzyıllardır sürdüğünü belirterek, ''Türk gölge oyunu klasiklerinden Karagöz ve Hacivat'ın varlığı 1300'lü yıllardan beri duyuluyor ama, bizim bildiğimiz biraz daha eskiye dayanıyor. Türk toplumunda bir şeyleri anlatmak için hep ek malzemelerden yararlanılmıştır. Karagöz gölge kuklası da bir nevi toplumun kendini ifade etme arıcıdır. Karagöz ve Hacivat oynatan hayalilerin ülkede idam edildiği bilinir'' dedi.Bunun sebebinin ise Karagöz'ün hiciv sanatı olması, siyasi ve sosyal mesaj vermesinden kaynaklandığını anlatan Kısakürek, şöyle konuştu:''Sarayı ve esnafı eleştirir. Bunun için de unun için pek sevilmez. Osmanlı'nın son dönemlerinde de bu yönünün fazla kullanılması engellenerek, eğlence haline getirilmiş, Ramazandan Ramazana meydanlar verilmiş ve millet eğlendirilmiş. Günümüzde de maalesef Ramazandan Ramazana, Ramazanın sembolik karakteri olarak hatırlanıyor. Maalesef Karagöz, günümüzde sadece çocuklara gösterilen bir gösteri sanatı olarak sürdürülüyor.Ben bunun çok büyük sıkıntısını duyuyorum. Karagöz'ü büyüklere oynatmak istiyorum. Bunun için bir proje de hazırladım. Yazdığım Karagöz oyununu bu sezon Ekimden itibaren oynatmak istiyorum. Proje gerçekleşirse Adana'da büyüklere güzel bir salonda, eski Osmanlı kahvehane görüntüsü içerisinde kişilere, oturup çaylarını içerek hiciv Karagözünü izlettireceğiz.''Karagözcü Sayısı 20-25'e UlaştıKısükerek, Türkiye'de 1991 yılında 5-6 olan Karagözcü sayısının, Milletler arası Kukla ve Gölge Oyunu Birliği'nin (UNİMA) kurulması ve Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle 25'e yaklaştığını bildirdi.Bu sayının yetersiz olduğunu belirten Kısakürek, ''Bu sayı yetersiz. çünkü Karagöz'e Türkiye'de yeterince sahip çıkılmıyor. Biz sahip çıkarsak çıkıyoruz. Adam bile yetiştiremiyoruz, malzemesini bulamıyoruz. Çünkü ekonomik olarak getirisi olmayan bir sanat. Bazı kurumların ve sponsorların bunun için lokomotif olmaları lazım.Daha önce bir firmanın katkısıyla 'Karagöz ev kazalarına karşı uyarıyor' başlıklı bir oyun hazırlamıştık. Bunun gibi destekler lazım. Karagöz bayramlık değil. Karagözün her mevsim, yılın her günü hatırlanmasını istiyorum. Karagöz sosyal hayatın devamı ve sosyal hayatın içinde yaşamın ateşleyici parçasıdır.Onun için büyükler tarafından izlenebilir hale getirip izlettirmek istiyorum. Ancak maddi getirisi olmayan bu gösteri sanatında, bizlere örneğin atölye kurabileceğimiz ortamlar sağlanması gibi gerekli desteğin verilmesini bekliyoruz'' diye konuştu.Kısakürek, 40 gencin profesyonel kuklacı olmasını sağlamak üzere hazırladığı projeye, Sosyal Destek Programı'ndan destek beklediklerini kaydetti.

Yorumlar | 0
üye profil