Canlı
TV8'de şu an

Bu yarışmacının performansını beğendiniz mi?
'Mursi De Hatalı!'

'Mursi De Hatalı!'

'Gezi raporu' çokça konuşulan AK Parti Kütahya Milletvekili Prof. Dr. İdris Bal, bu kez Mısır'da yaşananlar ile ilgili bir rapor hazırladı.

27.08.2013 13:39

Hükümetin tutumuna eleştiriler yönelttiği 'Gezi raporu' çokça konuşulan AK Parti Kütahya Milletvekili Prof. Dr. İdris Bal, bu kez Mısır'da yaşananlar ile ilgili bir rapor hazırladı. Raporda Mursi'nin de hataları sıralanıyor ve "Mısır'ı kaybetmeyelim" uyarısı yapılıyor.   AK Parti Milletvekili Prof. Dr. İdris Bal, Mısır’daki darbenin ardından sergilenen dış politika konusunda uyarılarda bulundu. Türkiye’nin seçilmiş bir cumhurbaşkanı olarak Mursi’nin arkasında durmasının, darbecileri eleştirmesinin doğal olduğunu belirten Bal, “Mısır’ı kaybedebiliriz” uyarısında bulundu.   Daha önce hazırladığı ‘Gezi’ raporuyla kamuoyunda çokça tartışılan hatta başta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş olmak üzere parti çevrelerinden de tepki alan AK Parti Kütahya Milletvekili Prof. Dr. İdris Bal, Mısır’da yaşanan süreçler ve Türkiye’nin tutumuyla ilgili de bir rapor hazırladı.    Bugün gazetesinden Metin Arslan’ın haberine göre İdris Bal raporunda, ‘Mısır’ı kaybetme endişesi’ni şu sözlerle dile getirdi: “Zaten İran’la, Irak’la, Suriye’yle, İsrail’le, Ermenistan’la, Yunanistan’la ilişkilerimiz malum iken, bu sorunlu olduğumuz ülkeler grubuna Mısır’ı da eklememek gerekiyor. Dikkatli olmalıyız…”    Türkiye’nin seçilmiş bir cumhurbaşkanı olarak Mursi’nin arkasında durmasının, darbecileri eleştirmesinin doğal olduğunu belirten Bal, “Fakat Mısır’ı anlayamaz, iç ve dış dinamikleri, dengeleri iyi okuyamaz, ağır eleştirilerimize devam edersek, Mısır’ı kaybedebilir ve bunun ekonomik, politik ve güvenlikle ilgili bedellerini ödemek zorunda kalabiliriz" değerlendirmesi yaptı.   ‘SEÇİLMİŞİN HATALARI’   Uzun yıllar ‘tek adam’ yönetiminin bulunduğu Mısır’ın demokratik tecrübe ve birikim eksikliği bulunduğuna işaret eden Bal, Mursi’nin ve taraftarlarının da demokratik gelenek anlamında bazı eksiklikleri ve hataları olduğunu kaydetti.   “Tabii ki, bir seçilmişin hiçbir hatasının onu demokratik gelenekler dışında devirmeyi meşru göstermeyeceği bir gerçektir” diyen Bal, Mursi’nin seçim zaferinden sonra gerek yeni anayasa yapım sürecinde, gerekse muhalefetle ilişkilerinde daha yumuşak, uzlaşmacı ve az tahrik edici bir üslup benimsemesi gerektiğini ifade ederek şunları belirtti:    “Fakat böyle olmadı. Örneğin, 29 Kasım 2012’de muhalefet üyelerinin katılmadığı anayasa komisyonu toplantısında, komisyon 15 saat çalışarak 236 maddelik anayasa taslağını hiç tartışma yapmadan kabul etti ve takip eden 2 hafta içerisinde muhalefetin boykot ettiği referanduma gidildi.   Yüzde 32 katılımla gerçekleşen halk oylamasında sadece yüzde 64 evet çıktı. Oysa yeni anayasa hazırlıklarında muhalefetle ilişkilerde daha uzlaşmacı olunabilirdi. Başka bir örnekte ise, Mursi bir kararnameyle başkanlık kararlarının yargı denetimine tabi olmayacağını açıkladı ve tepkiler üzerine kararından geri dönmek zorunda kaldı.”   Mursi’nin iktidara gelmesiyle ülke ekonomisinin daha da kötüye gittiğini, işsizlikteki artış, Mısır parasındaki değer kaybı, kuyruklar gibi olumsuz gelişmeler yaşandığını vurgulayan Bal, şöyle dedi:   “Oysa Mursi seçimlerde başarı kazanan bir lider olarak, iç ve dış siyasette, iktidar ve tam muktedir olduğunu düşündü. Muhalefet ve farklı dengeler dikkate alınmadı. İçeride aşırı özgüvenle, bazen de demokratik gelenekler ihlal edilerek atılan adımlara paralel olarak, dışarıda da özgüvenle adımlar atılmaya çalışıldı. Örneğin Mursi devrilmesinden bir ay önce Suriye lideri Esed’e istifa çağırısında bulunmuştu.”
Yorumlar | 0
üye profil