Canlı
TV8'de şu an

Bu yarışmacının performansını beğendiniz mi?
Kadir Topbaş 2016'da Neyin Müjdesini Verdi?

Kadir Topbaş 2016'da Neyin Müjdesini Verdi?

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, kentte yürütülen toplu taşıma projeleriyle birlikte 2016 yılında bireysel araç kullanma ihtiyacının kalmayacağını savundu.

31.07.2012 16:01

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, kentte yürütülen toplu taşıma projeleriyle birlikte 2016 yılında bireysel araç kullanma ihtiyacının kalmayacağını savundu.İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, kentteki ulaşım sorunlarını çözmek için yapılan çalışmaların devam ettiğini söyledi.Bir televizyon kanalına açıklamalarda bulunan Kadir Topbaş, önümüzdeki yıllarda tamamlanacak projelerle "trafiğin daha rahat ve daha erişimli" olacağını ifade etti.2016 yılında günde 5 milyon yolcu taşınacağını belirten Başkan Topbaş, “Bireysel araç kullanma ihtiyacı olmayacak” diye konuştu.Aday olunan Olimpiyat Oyunları için bir stat projesi olduğunu ifade eden Topbaş, “Ama bu bir stadyum olmayacak” dedi.Belediye Başkanı Topbaş, İstanbul’un herhangi bir noktasından bu stada 27 dakikada ulaşabileceğini kaydetti.Harem Otogarı’nın kaldırılacağını da vurgulayan Topbaş, “Haydarpaşa bölgesi düzenlenecek. İhale hazırlığı var” dedi.ŞEBEKE SUYU İÇİLEBİLİR Mİ?İstanbul'da çeşme suyunun temizliğine dikkat çeken Topbaş, evinde çeşme suyu kullandığını söyledi. Kentin trafik sorunu ile ilgili de konuşan Kadir Topbaş, 2016 yılında bireysel araç kullanımına gerek kalmayacağını dile getirerek, amaçlarının İstanbul'un trafiğini çözmek olduğunu da belirtti."KENDİ EVİMİZDE ÇEŞME SUYU KULLANIYORUZ"Bizim temel yaşam kaynağımız su ve hava. Özellikle de su. Trafik sıkıntılarını yaşayabilir, öfkelenebiliriz, trafikteki zorluğu çeker, öfkemizi bir müddet sonra dindirebiliriz. Ama sağlıklı su olmazsa yaşam olmaz. Biliyoruz ki Afrika'da 0-5 yaş arasında çocuklarda ölüm oranı sağlıklı suya erişemedikleri için %55-60'larda. Su hayattır diyoruz. Bizim su medeniyetinden geldiğimiz gerçeği var. Selçuklu ve Osmanlı suya çok önem vererek, adeta bir su medeniyeti kurmuşlar. Bahsedilen çeşmeler, bizim İSKİ tarafından ve İSKİ'nin kurduğu su vakfı tarafından onarılan, düzenlenen ve halkımıza hizmet veren alanlar. Asırlık kaynaklar var ve bunlar kullanılıyor. Şehir şebeke suyumuz Avrupa Birliği standartlarının üzerinde, İstanbul'da günde 300-400 noktadan numuneler alınarak sürekli tahliller yapılıyor ve Avrupa standartlarının üzerinde laboratuarımız var. Bu kadar iddialı ve net konuşuyorum. Kaliteli suyu evlerde kullanmanın ön şartı depoların temiz olması hatta depodan geçmemesi. Eski binalarda bilhassa tesisat ve taşıyıcı hatların temiz olması gerekiyor. Bunlar sağlıklı ve doğruysa su kesinlikle çok temiz. Biz tüm analizlerimizde bunu görmekteyiz. Biz kendi evimizde musluk suyunu kullanıyoruz. İçmede de ben Hamidiye'yi tavsiye ediyorum. Musluktan da içilebilir, hiçbir problem yok. Eğer bir pet şişe alınacaksa Hamidiye şu anda 14 ülkeye ihracatını yaptığımız çok kaliteli bir su. Abdülhamit döneminden gelen çok kaliteli ve nitelik olarak çok farklı."FİRMALARIN MARKALARINI KORUMALARI GEREKİYOR"Sular menşeinde fabrikasında dolum tesislerinde tertemiz şişelere doldurulsa bile eğer bu götürülürken veya satış noktalarında gün ışığını ve özellikle güneşi görüyorsa onun içilmesi mahsurlu. Çünkü bakteri üremeye başlıyor. Suların, sadece üretim safhası değil, onun pet şişelerinin ve damacanalarının temizliği değil, satış noktaları da önemli. Marka değerleri olan bu kadar firma, çok kaliteli sun kaynaklarına sahip olup da bunları insanlarımıza satışını yapanların, markalarını korumak adına satış noktalarını denetlemeleri gerekiyor. Bakkal ve market önlerine yığılan ürünler gün ışığı görüyor mu? Markam kirleniyor mu diye kontrol etmeleri lazım. Bir müddet sonra bunlar deşifre olunca gayet iyi ve modern bir üretim tesisi kurmuş olmasına rağmen, ismi rencide olacak. İsmi listede çıktığını zaman da ciddi bir kayba uğrayacak. Buna uğramamsı için de, markasını korumak adına satış noktalarına dikkat etmesi gerekli."KENTE VERDİĞİMİZ SU ÇOK KALİTELİ"İstanbul'a 180 km.den su getiriyoruz. Bu getirdiğimiz suyu en iyi işleyecek hale getiriyoruz, içme kalitesinde olan bir su çok kötü de kullanılmaması lazım. Bonkörce de kullanılmaması lazım. Suyun bize maliyetinin %85'i enerji, elektrik, ciddi bir maliyet. Barajlarımızın doluluk oranı %75, bir problem yok. Ama bu yıl sıcaklar sebebiyle günde 2 milyon 800 bin m3 sarfiyat oluştu. Elimizde suyumuz var. Bir problem yok ama israftan kaçınmak gerekiyor, sadece suda değil akaryakıtta, doğalgazda, elektrikte. Her şeyde israftan kaçınmak lazım. Melen'den getirdiğimiz suyun biz İstanbulluların gerçekten sağlıklı kaliteli ve güvenle içebileceği bir seviyeye getiriyoruz. Hiçbir problem yok sadece kendi tesisatlarını gözden geçirsinler derim.Kaynak: A Haber

Yorumlar | 0
üye profil