Canlı
TV8'de şu an

Bu yarışmacının performansını beğendiniz mi?
'Elimizde Ne Varsa Kullanırız'

'Elimizde Ne Varsa Kullanırız'

TBMM'de bir grup gazeteciyle gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Selahattin Demirtaş çarpıcı açıklamalar yaptı.

30.08.2013 10:59

TBMM'de bir grup gazeteciyle gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Selahattin Demirtaş çarpıcı açıklamalar yaptı.Radikal Gazetesi'nden Rıfat Başaran'ın sorularını yanıtlayan Selahattin Demirtaş hükümetin beklentiyi karşılayacak bir adım atmaması halinde sert muhalefete hazırlandıklarını söyledi. Demirtaş, sürece ilişkin şu mesajları verdi:CİDDİ BİR SORUN: Bu hafta içerisinde BDP yöneticileri hükümet ile görüşme yaptı. 1 Eylül öncesi olması nedeniyle önemliydi. Ama bu görüşmede de ikinci aşamaya dair ciddi bir mesafe kat edildiğini söyleyemeyiz. Hükümetin tabii ki bir hazırlığı, çalışması olduğunu biliyoruz ama bu çalışmanın hangi takvimle ve hangi yöntemle kamuoyu ve parlamento ile paylaşılacağı, içeriğinin ne kadar tartışmaya veya öneriye açık olacağı hususları net olmadığı için hükümet bu konuda zamanı hoyratça kullandığı için ciddi bir sıkıntı ile karşı karşıyayız.AKP KORKAK YAKLAŞIYOR: AKP hükümeti müzakere konusunda çok inanılmaz şekilde korkak yaklaşıyor. O kadar üstü kapalı, o kadar korkak ve kaygılı konuşuluyor ki, söyledikleri her söz seçmen anketlerinde yüzde kaça tekabül ediyor onu ölçüyor, konuşuyorlar. Böyle çözülemez ki Kürt sorunu.KANDİL DİYORSA ÇEKİLME DURUR: Kandil “1 Eylül’de çekilmeyi durdururuz” diyorsa durdurur. KCK bu tarihi kafasından uydurmadı. Bu tarihler, İmralı’da Öcalan ile heyet arasında konuşulan tarihlerdi ve oradaki mutabakata dayalı olarak ifade edildi. Ama hükümet bunu bir ‘ PKK dayatması’ olarak yansıtmaya çalıştı. Bu yanlış. 1 Eylül veya üç beş gün öncesi, sonrası olur ama Hükümetin kendi demokratik programını açıklaması ve 15 Ekim’e kadar da bir çalışmanın yürütülmesi gerekiyordu. Hükümetin bu takvimi doğru kullanacağına dair ciddi bir umudumuz yok. Hükümet, bir oyalamadan öte kendi siyasi gündemini, kendi çıkarlarını esas alan bir tutum izliyor. Süreci AKP’nin geleceğini esas alan bir bakış açısıyla yönetiyorlar. Bu da süreci sıkıntıya sokuyor. Umutları azaltıyor.KANDİL’İN UMUDU AZALDI: Umut kavramını kullanmak istemiyorum ama İmralı çok istekli. Bir kez daha aynı sürece dönme şansı olmayabilir. Bu nedenle kendisi çok sabırlı davranıyor. Kandil’de sürece dair umut ve beklentiler, sürecin başladığı günle kıyaslandığında çok önemli bir ölçüde azalmış durumda. Kandil’in süreçle ilgili içinde bulunduğu durum, açıklamalarında yansıttıklarının çok daha ötesindedir. Başbakan’ın “Anadilde eğitim yok” açıklamaları bunda etkili oldu.DİL OLMADAN ÇÖZÜM OLMAZ: Anadilde eğitim, yasa değil anayasa meselesidir. Yasalar dolanarak yapılabilir ama bu da kalıcı olmaz. Anayasa Uzlaşma Komisyonu da önceki gün yapılan toplantılarda uzlaştı ve 82 Anayasası esas alındı. Mutabakat bu şekilde devam ederse biz asla ama asla bu anayasaya ‘evet’ demeyiz. Anadilde eğitimin çözülmediği bir ortamda Kürt sorununun yüzde 99’u duruyor demektir. Kürt sorunu dil sorunu, anadilde eğitim sorunudur. Biz BDP olarak mücadele geleneğinden geliyoruz. Elimizdeki bütün demokratik mücadele imkânlarını kullanırız. Miting de yaparız, yürüyüş de yaparız, parlamentoyu da kullanırız. Elimizde ne varsa kullanırız. KCK ne yapar onu bilmeyiz. O, onların vereceği bir karardır. Ama biz sert bir muhalefeti hükümete karşı yürütürüzYÜZDE YÜZ ÇEKİLME SÖZÜ VERİLMEDİ: İmralı’da 1. aşama ile kastedilen şeyin PKK gerillalarının yüzde yüzünün dışarı çıkması değildi. O nedenle hükümetin çıkıp “Yüzde yüz çekilmediler” deme şansı yok. Yüzde yüz çatışmasızlık olacak, savaş karşılıklı duracak, silahlı güçler sınır dışına çekilecek.ÖCALAN’A SÖZ VERİLDİ: Öcalan’ın gazetecilerle görüşme talebi var. Benim de içinde bulunduğum bir görüşmede Adalet Bakanı, ‘bunlar mutlaka yapılacak’ dedi. Âkil insanların, sivil toplum kuruluşlarının İmralı ziyareti hükümetin verdiği sözlerdi. AKP sözcüleri, ‘bunlar yasaya aykırıdır’ diyerek işi kıvırmaya çalışıyorlar.PROTOKOL YOK: Başbakan “Bu işin belgesi mi var?” gibi bir tutum içerisine giriyor. O tutanakların tamamı bizde var. İmralı’da bizim içinde bulunduğumuz görüşmelerin tutanağı bizde var. Ama taraflar arasında imzalanmış bir protokol yok. Oslo’da tarafların imzaladığı bir protokol olduğunu biliyorum ama kendim görmedim. Devletle Öcalan arasında bir protokol yok. Kastettiğim görüşme tutanağıdır.SURİYE TEZKERESİNE HAYIR: Esad bir diktatördür. Esad’a karşı savaşan güçlerin tamamı değil ama öyle olduğunu iddia eden çeteler de katliam yapmıştır. Kimyasal silah kullanıldığı nettir ama kimin kullandığı net değildir. Tezkereye kesinlikle BDP tavrını gösterecektir.

Yorumlar | 0
üye profil