Canlı
TV8'de şu an

Bu yarışmacının performansını beğendiniz mi?
Doktorlara Gezi Şoku!

Doktorlara Gezi Şoku!

Sağlık Bakanlığı Denetim Hizmetleri Başkanlığı, Gezi Parkı eylemlerinde yaralananları tedavi etmek amacıyla gönüllü hizmet eden sağlıkçılar hakkında inceleme başlattı.

14.06.2013 12:45

Sağlık Bakanlığı, Gezi olayları ve polis müdahalesi sırasında yaralılara bakan gönüllü doktorlar ile, alandaki tıbbi müdahaleyi koordine eden İstanbul Tabip Odası hakkında düğmeye bastı.   sağlık bakanlığı Baş denetçisi İzzet Taşçı dün Tabip Odası’na yazdığı resmi yazıyla,  “Gezi Parkı olaylarındaki eylemlerde tıbbi müdahele için Sağlık Bakanlığı’ndan izin aldınız mı?” sorusunu yöneltti. Yazıda, olaylar sırasında bölgede Sağlık Bakanlığı tarafından resmen görevlendirilmiş ambulans ve sağlık ekipleri olmasına rağmen neden “revirler kurulduğu” soruldu.  Ayrıca yapılan müdahaleler konusunda Sağlık Bakanlığı’na bilgi verilmesi de istendi.   ACİL KODUYLA GÖNDERİLDİ   Sağlık Bakanlığı’ndan “Acil” koduyla gönderilen, baş denetçi İzzet Taşçı imzası taşıyan yazıda şu sorular yer aldı;   “1- İstanbul Taksim Gezi Parki’nda odanız tarafından koordine edilen tıbbi müdahale ve gönüllü revir işlemleri için neden Sağlık Bakanlığı’ndan izin almadınız? 2- Görüllü revirleri; Sağlık Bakanlığı’nın ambulansları ve tıbbi ekipleri Taksim Meydanı’nda bahsedilen olaylar çerçevesinde meydanda yer almakta iken, hangi gerekçe ile siz de ilave tedavi ekipleri oluşturdunuz? 3- Gönüllü revirlerde kimler görev yaptı? Bu kimlerin görev, yetki ve ünvanları neydi? Bu kimlerin hastalara müdahale yetkinliğini ve yetkisinin olup olmadığını nasıl kontrol ettiniz? 4- Yaralı ve hastalara müdahale eden “sağlık gönüllüleri” hangi tıbbi kayıtları tuttular, bunların yasal dayanakları nedir? İnternet sitenizde “adli olgu ön değerlendirme ve belgeleme” işleminden bahsedilmektedir. Bu işlemlerin yasal dayanağı nedir? 5- Hastalara cerrahi müdahalede bulunuldu mu? Böyle bir işlem yapıldı ise, herhangi bir kayıt tutuldu mu? 6- Kaç adet hasta gönüllü revirlerde muayene ve tedavi edildi. Bunların tıbbi kayıtları tutuldu mu? Hastaların isim listeleri nelerdir? Bu bilgiler Sağlık Bakanlığı ile paylaşıldı mı?   Hususlarının cevaplandırılarak, cevabi yazınızın ivedilikle, dayanakları olan belgelerle birlikte tarafıma teslimi konusunda bilgilerinizi ve gereğini rica ederim. “   SAĞLIK BAKANLIĞI: GÖREVİMİZİ YAPIYORUZ   Sağlık Bakanlığı yetkilileri de yazının gönderildiğini doğrulayarak, bunun Sağlık Bakanlığı’nın görevinin bir parçası olduğunu vurguladılar. Kanun uyarınca, herhangi hasta bakım hizmeti vermek üzere herhangi bir “revir” ya da benzeri bir tedavi merkezi kurmanın, Sağlık Bakanlığı’nın iznine tabi olduğunu hatırlatan Sağlık Bakanlığı kaynakları, Tabip Odası’nın kendi internet sitesinde Gezi Parkı için kurulan revirleri anlattığını, ancak bu konuda Sağlık Bakanlığı’ndan ne izin alındığını, ne de bilgi verildiğini vurguladılar.   DOKTOR, HEMŞİRENİN BİREYSEL MÜDAHALESİ AYRI, REVİR KURMAK AYRI”   Her hekim ya da hemşire gibi sağlık görevlisinin, herhangi yer ya da şekilde bir yaralı ile karşı karşıya kalması halinde, “alanda, anında müdahale etmesinin sorumluluğu olduğunu” da vurgulayan Sağlık Bakanlığı kaynakları, “ancak alanda acil müdahale eden sağlık görevlilerinin, daha sonra yaptıkları müdahalenin bilgisini Sağlık Bakanlığı’na iletmeleri gerekli. Tabipler Odası, kendi internet sitelerinden yaptığı açıklamalarla, yapılan müdahaleleri kamuoyuna duyurdu. Ancak Sağlık Bakanlığı’na hiç bilgi verilmedi. Bu bilgi isteniyor. Dolayısıyla yazı, yerinde bir yazı” ifadesini kullandılar.   “VATANDAŞA MÜDAHALE EDENLER YETKİN Mİ?”   Sağlık Bakanlığı’nın bu yazıyı yazmakta amacının,  “müdahale edenlerin gerçekten yetkin olup olmadıklarının” da belirlenmesi olduğunu kaydeden yetkililer, bu konuda da bilgi istenmesinin “normal olduğunu” vurguladılar.   Türk Tabipler Birliği hukukçularıyla değerlendirme yapılarak, uluslararası sözleşmeler ve hukuk çerçevesinde hekimlik mesleğinin ne olduğu anlatılacak.   “ACİLE GİTMEYİN, FİŞLENİRSİNİZ” HAVASI YARATILDI İDDİASI   Sağlık Bakanlığı kaynakları, Gezi olaylarının ilk gününde yaralanan vatandaşların hastanelerin acil servislerine başvurusunu engellemek için “resmi hastanelere gidenler, eylemci olarak fişlenecekler atmosfer yaratıldığını” savunan Sağlık Bakanlığı yetkilileri, bu konuda da bir basın açıklaması yapıldığını bildirdiler. Yetkililer açıklamada doktorlara hiç bir şekilde fişleme yapılmadığının vurgulandığını ifade ettiler.TÜRK TABİPLER BİRLİĞİ'NDEN SERT YANIT   Türk Tabipleri Birliği, Sağlık Bakanlığı'nın Taksim Gezi Parkı'ndaki olaylarda yaralananlara müdahale etmek için kurulan gönüllü revirlerle ilgili İstanbul Tabip Odası hakkında soruşturma açılmasına sert tepki gösterdi.   Yönetim, deprem nedeniyle Van'da revir kurduklarını ve burada 1 yıl boyunca gönüllü sağlık hizmeti verirken, kimsenin kendilerine 'izin aldınız mı' diye sormadığını anımsattı. TTB Genel Sekreteri Bayazıt İlhan, Bakanlığın sorularına karşı bir savunma yapmayacaklarını, Türkiye'nin de imzası olan uluslararası sözleşmeleri de anımsatarak, hekimliğin ne demek olduğunu Bakanlığa hatırlatacaklarını söyledi. İlhan, Bakanın görevlerini yapan doktorlara, tıp öğrencilerine 'neden görevini yaptın' diye sormak yerine şehirleri gaz odasına çeviren, insan bedenini doğrudan hedef alan kapsüller kullanan İçişleri Bakanlığı hakkında suç duyurusunda bulunmaya davet etti.   "SAVUNMA VERME GEREĞİ DUYMUYORUZ"   Bayazıt İlhan, "Sağlık Bakanlığı'na bir savunma verme gereği duymuyoruz. Sadece hekimliğin ve insanlığın gereğini yaptık. Yaralı insanlara ilk yardım hizmeti vermek ne zamandan beri suç oldu" diye sordu. Hem evrensen insan haklının hem de hekimlik mesleğinin havada, karada, denizde, su altında, hangi koşulda olursa olsun muhtaç olan insana yardımı şart koştuğunu vurgulayan İlhan, "Sağlık Bakanı önce yurttaşlarının sağlığına sahip çıksın. Şehirler gaz odasına dönmüş, insanların bedenleri hedef alınarak kapsüller atılmış, tehlikeli gazlar kullanılmış; bunu yapan polis şiddetini eleştirmek yerine; bu şiddet ortamında bile vatandaşın yardımına koşan hekimden hesap soruyor. Hekimler için suç duyurusunda bulunacağına 7 bin 500 vatandaşın yaralanmasına, 4 kişinin can kaybına neden olan polis şiddeti için İçişleri Bakanı hakkında suç duyurusunda bulunsun" dedi.   "AYRI BİR FORMDA DEĞERLENDİRİLMESİNİ İSTEDİ"   İlhan, acil durumlarda revir kurmak için kimseden izin almak gerekmediğini, öyle ki Tabipler Birliği olarak Van depremi nedeniyle kurdukları revirde 1 yıl boyunca hizmet verdiklerini anımsattı. Park eylemleri sırasında insanların hastanelere gitmekten korktuğunu anlatan İlhan, "Çünkü bakanlık, bu yaralıların ayrı bir formda değerlendirilmesini istedi. Biz Tabipler Birliği olarak bunun hasta haklarına da insan haklarına da aykırı olduğunu söyledik. İnsanlar bundan korktular çünkü bu bilgilerin polise gideceğini ve kendileri hakkında işlem yapılacağını düşündüler. Böyle bir ortamda şimdi bize yaralıların kimlik bilgilerini soruyorlar. Bunu asla vermeyeceğiz. Ama istatistiki bilgileri zaten açıkladık" dedi.
Yorumlar | 0
üye profil