Canlı
TV8'de şu an

Bu yarışmacının performansını beğendiniz mi?
BM’de Reform Yapacağız

BM’de Reform Yapacağız

Başbakan Tayyip Erdoğan, Medeniyetler İttifakı’nın 5’inci toplantısında BM’yi sert bir dille eleştirerek, “BM Güvenlik Konseyi’nin 5 üyesi dünyadaki tüm inanç gruplarını temsil ediyor mu? Asla, temsil etmiyor" dedi.

28.02.2013 09:25

Başbakan Tayyip Erdoğan, Medeniyetler İttifakı’nın 5’inci toplantısında BM’yi sert bir dille eleştirerek, “BM Güvenlik Konseyi’nin 5 üyesi dünyadaki tüm inanç gruplarını temsil ediyor mu? Asla, temsil etmiyor. BM’nin şiddetle bir reforma ihtiyacı var. Omuz omuza vereceğiz ve bu işi çözeceğiz” dedi. Erdoğan, özetle şöyle konuştu:ÇÖZÜM SÜRECİ ÖRNEK OLACAKTürkiye’de yeniden güç kazanacak olan kardeşlik süreci, inanıyorum ki başta Avrupa olmak üzere çok geniş bir coğrafyaya iyi bir örnek teşkil edecektir. Yine Türkiye’nin AB’ye üyeliği de Medeniyetler İttifakı girişiminin başarısı noktasında son derece anlamlı ve önemli bir adım olacaktır.DİNLER BİRBİRİNE ANLAYIŞSIZMedeniyetler İttifakı’na, uzlaşmaya, hoşgörüye daha fazla ihtiyaç duyduğumuz bir süreçten geçiyoruz. Dünyanın çeşitli bölgelerinde ırkçı saldırıların ivme kazandığı, terörün daha fazla can aldığı, dinlerin ve mezheplerin birbirine daha anlayışsız davrandığı bir manzarayla karşı karşıyayız. Biz durup izlemektense harekete geçmeyi, bu olumsuz tabloyu olumluya çevirmek için mücadele etmeyi tercih ettik.KESRETTE VAHDETKültürel dini etnik farklılıkları bir ayrışma ve çatışma vesilesi değil bir zenginlik olarak gören toplum ve ülkelerin her alanda büyük başarılar sağladığını memnuniyetle görüyoruz. Yani bizdeki ‘kesrette vahdet’ yahut ‘çoklukta birlik’ diye ifade ettiğimiz bir anlayış. Ülkelerimize, halklarımıza olumsuz örnekleri değil olumlu örnekleri göstererek, farklılıkların zenginliğine vurgu yaparak dünyayı değiştirebileceğimize inanıyoruz.İSLAMOFOBİ İNSANLIK SUÇUAvrupa’da yükselmekte olan ırkçılık da medeniyetler ittifakı projesi karşısında ciddi bir sorun alanıdır. Müslüman ülkelere yönelik kayıtsızlığa ek olarak ülkeleri dışında yaşayan Müslümanlara yönelik kırıcı, incitici, rencide edici tavırlar ne yazık ki vicdanları yaralamaya devam ediyor. Ötekinin kültürünü, inançlarını, hissiyatını anlamak için mücadele edilmesi gerekirken, önyargılardan hareket edilerek ötekinin dışlandığına ve horlandığına sıkça şahit oluyoruz. Tıpkı siyonizm, antisemitizm gibi faşizm gibi İslamofobi’nin de insanlık suçu olarak görülmesi kaçınılmaz hal almıştır.BM TEMSİL ETMİYORŞu anda Medeniyetler İttifakı önyargıları ortadan kaldırmak, uçurumları kapatmak doğrultusunda oluşturulmuş en anlamlı çabalardan biridir. Tüm dünyaya Viyana’dan seslenmek, BM çatısı altında Medeniyetler İttifakı olarak sormak istiyorum. BM Güvenlik Konseyi acaba dünyanın tümünü temsil ediyor mu? Konseyin daimi temsilcileri, acaba dünyanın tümünü temsil ediyor mu? Burada üç kıtayı görüyoruz. Asya var, Avrupa var, Amerika var. Bunların dışında dünya daimi temsilciler arasında yok. Peki, dini noktada bu beş üye dünyadaki tüm inanç gruplarını temsil ediyor mu? Asla, temsil etmiyor. Eğer medeniyetler ittifakı diyorsak önce BM Güvenlik konseyinin daimi üyeleri arasında bir ittifakı oluşturmamız lazım. Suriye problemi niye halledilmiyor? 2 üye ‘Hayır’ dediği için halledilmiyor. BM’nin şiddetle bir reforma ihtiyacı vardır. Bu reformu sağlayacak olanlar da yine tüm dünyadaki ülkelerdir. El ele vereceğiz, omuz omuza vereceğiz ve bu işi çözeceğiz.20 yıldır tartışıyoruzBaşbakan Erdoğan’ın BM’nin yapısına ilişkin eleştirilerine BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’dan destek geldi. Erdoğan’ın BM Güvenlik Konseyi’nin yapısına yönelik eleştirileri hatırlatılınca Moon şunları söyledi: “Güvenlik Konseyi reformu üye devletlerin çok ciddi bir şekilde son 20 yıldır tartıştığı bir konu. Eğer biz BM’nin 1945’te kuruluşundan bu yana dünyadaki bütün dramatik gelişmeleri ele alırsak, Güvenlik Konseyi’nin daha temsilci, şeffaf bir şekilde değişmesi gerektiğini görürüz. Güvenlik Konseyi üyeleri de çalışma şekillerini değiştirmeye, iyileştirmeye çalışıyorlar. Fakat büyük bir ilerleme görmüş değiliz. Genel anlamda herkesin katıldığı şey Güvenlik Konseyi’nin değişmesi yönünde, ama nasıl değişecek? Kaç üye olmalı, veto yetkisi, kim nasıl temsil edilecek, üye devletler ne şekilde temsil edilebilir gibi konular tartışılıyor. Tatminkâr bir noktaya varabilmiş değiliz.”Selçuk Şenyüz / Hürriyet

Yorumlar | 0
üye profil