Canlı
TV8'de şu an

Bu yarışmacının performansını beğendiniz mi?
Arınç Konuştu

Arınç Konuştu

Arınç, 12 Eylül davasına ilişkin, "Ey sanık ayağa kalk diyebilse keşke hakim ve 32 yıl sonra yargılandığını dünya alem görse keşke" dedi.

06.04.2012 03:52

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Siyaset Meydanı programında Ali Kırca'nın sorularını yanıtladı. 12 Eylül askeri darbesine ilişkin dava hakkındaki soru üzerine Arınç, davanın Türk siyasi tarihinde önemli yeri bulunduğunu belirterek, bu noktaya kolay gelinmediğini, kimsenin küçümsememesi gerektiğini söyledi. Arınç, "Böyle bir davanın iddianameyle açılmış olması ve dün itibariyle de başlaması, Türk siyasi tarihinde çok önemli bir noktadır. İlk defa darbe yapanlar yargılanıyor. İlk defa, darbe yapan ve bu darbenin sonucunda da ülkenin kaderine hükmeden, hayatta Milli Güvenlik Konseyi'nden 2 kişi yargılanıyor. Bu müthiş bir şeydir. Bunu hayal etmek bile Türkiye'de mümkün değildi, bunu konuşan, bunu söyleyen insanlara da çok iyi gözle bakılmazdı" dedi. Yargılamalar başlayınca referandum sürecinde karşı duranların ''müdahillik için kuyruğa girdiğini'' kaydeden Arınç, ''Siz o zaman bu olmaz diyordunuz, şimdi oluyor ve siz müdahil olmak istiyorsunuz. Şimdi çevirdiler plağı, bu gerçekten yargılama mı, bu iki kişiyle kalacak, 90 yaşındaki insanlarla ne uğraşıyoruz. Yani geline oyna demişler yerim dar demiş...'' dedi.Ey sanık ayağa kalk''12 Eylül işkencelerinde sakat kalmış, bugün dahi izlerini yaşayanlar, o işkencecileri de sanık sandalyesinde görmek ve göz göze gelmek istiyorlar. Bu nasıl genişletilebilir?'' sorusuna Arınç, şu yanıtı verdi: ''Çok güzel bir şey. Yani ben de şunu düşünüyorum; mesela bu iki kişi bile olsa bir 5 dakikalığına gelip hakimin karşısında sanık sıfatıyla durabilseler. Ama bir hukuk usulü var, bir ceza usulü var, adalet mekanizmasının çalışması var, sağlık raporları, şunlar bunlar var. Benim de gönlümden o iş geçiyor; 'ey sanık ayağa kalk' diyebilse keşke hakim ve bu yaşına rağmen 32 yıl sonra sanık sıfatıyla yargılandığını dünya alem görse keşke. Ama sizin illiyet bağınızı düşünerek şunlar da orada olmalıydı demeniz, bu işin sonu olmaz. Çünkü bu Milli Güvenlik Konseyi geldi kendi yönetimini kurdu, bir danışma meclisi ortaya çıkardı. Danışma Meclisi, meclisin yerine geçti. O zaman Danışma Meclisi'nin bütün üyelerini sorumlu tutmak lazım, bürokrasi var, cezaevinde görevli olanlar var, bu talimatları yerine getirenler var, Erdal Eren'in yaşını büyütenler var, benim müvekkilim Halil Esendağ ve Selçuk Duracık'ı asanlar var. Hangi yargı kararlarını şimdi tartışmaya açabiliriz, hangi sorumlular hakkında dava açabiliriz.''Dış desteğin olması doğalArınç, 12 Eylül askeri darbesinde dış güçlerin etkisiyle ilgili ''Bu darbeler başarıldığı zaman, Türkiye dışında 'bizim çocuklar işi başardılar' diye sevinildiği de yazılır, söylenir. Zaten bu tür olaylarda bir dış desteğin veya bir yönlendirmenin olması da çok doğaldır. Yani derinine gidildiği zaman belki bunun bağlantılarını ortaya koymak da mümkün'' diye konuştu. Arınç, ''Türkiye'nin, bunun dışarıya sorup, sorgulayabilmek için bugünkü trendini devam ettirmesi lazım. Mesela PKK terörüyle ilgili olarak da bazı ülkelerin bu terörün şu veya bu şekilde destekleyicisi olduğunu söylerler, biz de biraz biliriz, ama onlara harp ilan edecek halimiz yok" değerlendirmesinde bulundu.Suriye'ye dış müdahale düşünmüyoruz''Suriye konusu sıcak bir çatışmaya gider mi ve giderse Türkiye nereye kadar yer alır'' şeklindeki bir soruyu da yanıtlayan Arınç, şöyle devam etti: ''Biz kendimiz bir müdahale düşünmüyoruz, baştan beri. Türkiye Irak'a olacak bir müdahaleye izin vermeyen meclise sahip. Bunun sonuçlarını hep beraber gördük. Ancak Suriyede'ki bu şiddetin önlenmesi, öldürmelerin önüne geçilmesi ve Suriye'nin kendi içindeki dönüşüme zorlanması için mutlaka ABD de mutlaka AB'nin de BM'nin de kendi güçleriyle bir birlik meydana getirmeleri lazım. Türkiye yükümlülüklerini gerek BM gerek NATO gibi bu tür ikili ilişkiler, sözleşmelerle bazı görev taahhütlerimiz içerisinde kalan herhangi bir uygulamada, Türkiye'ye pay düşerse bundan kaçınmak mümkün değil zaten ama yol açabilecek, buna yol açabilecek bir gelişme şu anda görünmüyor.''Türkiye-İran ilişkileriArınç, İran Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Alaaddin Burucerdi'nin Türkiye ile ilgili açıklamasına, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın verdiği tepkiyi hatırlatılması üzerine de şöyle dedi: ''Sayın Başbakanımız Güney Kore'ye gitti. Bir haftalık seyahat ve son iki günde de İran'a geldi. İran bizim komşumuzdur. İran'ın menfaatlerini biz her yerde savunuruz. Barışçıl amaçlarla nükleer enerjinin üretilmesini de İran'ın hakkı olduğunu düşünüyoruz. İran buna rağmen verdiği sözleri tutmuyorsa, bu Sayın Başbakanın isyanıdır.'' Arınç, İran'ın hangi nedenlerden dolayı Suriye'deki yönetimin yanında yer aldığı sorusuna, ''Çok açık. İran yönetimiyle veya İran'a hakim olan siyasi ve mezhep anlayışı Suriye'deki yönetim anlayışının sadece bir olduğunu söylemek güçlü bir sebep ama sadece o değil. Suriye ve İran birbirine destekleri geçmişten beri var. Suriye ve İran birbirlerinden yararlanmaya çalışıyor''  yanıtını verdi.Esad ile demokrasi konuşulmadı mı?Arınç, ''Beşar Esed birkaç defa buraya gelmişti, görüşmelerin iyi olduğu dönemde Suriye'de yine demokrasi yoktu. Bu hiç konuşulmadı mı?'' sorusuna da şu yanıtı verdi: ''Şu çok açık, iki devlet ilişkilerimizde çok iyi olmak isteriz. Bizim gerçek dostumuz halklardır, Suriye halkının ve Türkiye halkının dostluğu kardeşliğidir. Yoksa resmi hükmet ilişkilerinde elbette iyi olmak, iyi ilişkiler kurmak, iyi anlaşmalar yapmak, ülkemizin menfaatlerine birtakım haklar elde etmek bizim görevimizdir. Biz geçmiş 9 yılda bunu yaptık. İş halka silahların doğrultulması noktasına gelince, kan akmaya başlayınca, 'yanlış yapıyorsunuz' dedik.''Savcı mecbur ettiArınç, özel yetkili cumhuriyet savcısının Mit Müsteşarını ifadeye çağırmasını da değerlendirerek, "Bu, çok hoş bir şey değil. 'Siz bunları sorgulamaya doğru giderseniz, kanunu hiçe sayarak, böyle bir yetkinizin olduğunu kabul ederseniz, ben bir başbakan olarak, bütün gizli açık faaliyetlerin nasıl koruyucusu olabilirim' dedi ve kanunu değiştirdik. Buna mecbur kaldık. Sayın savcı mecbur etti bize bunu" diye konuştu.TRT ve AA'yı dinamik hale getirmek istiyoruzBasın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü'nün KHK ile yeni ve dinamik bir yapıya kavuştuğunu dile getiren Arınç, şunları kaydetti:''Tabii Basın Kanunu'nu çıkarmak itibarıyla Basın Yayın Enformasyon, 2004 yılında bir iletişim şurası yapmış ve kanunu çıkarmıştı. Benim sorumluluk alanımda olan RTÜK de geçtiğimiz yıl 16 yıllık kanunu tamamen değiştirdi ve yeniledi. Bir taraftan TRT, bir taraftan yeni bir atak içinde olan Anadolu Ajansı, bu kuruluşların her birini dinamik hale getirmek istiyoruz. Bütün bunların hepsini zaman zaman bir araya getiriyoruz, onların tecrübelerinden, birikimlerinden yararlanmak istiyoruz.''Erdoğan halk kahramanıArınç, Başbakan Erdoğan'ın gönlünden Cumhurbaşkanlığı adaylığının geçip geçmediği şeklindeki bir başka soruya ise; "Bu kadar başarılı bir insanın cumhurbaşkanı olması da eğer şartlar müsaitse ve kendisi de arzu ederse mutlaka gerçekleşir diye ümit ederim. Çünkü ben başbakanlığında, siyasi hayatında, ilkeli, dürüst cesur bir insan olarak bugün adeta bir halk kahramanı haline gelen bir insanın cumhurbaşkanlığında da halkı daha çok temsil edeceğine başarılı olacağına inanırım" yanıtını verdi. 

Yorumlar | 0
üye profil